top of page

Evde Güvenle Konserve Yapmanın 6 Adımı

  • Yazarın fotoğrafı: Tuğba Bayburtluoğlu
    Tuğba Bayburtluoğlu
  • 20 Oca
  • 3 dakikada okunur
evde konserve yapımı

Kış aylarında mutfağımızdan eksik etmediğimiz, o taze domates ve biber kokusunu sofralarımıza taşıyan konserveler aslında bir imparatorun stratejik hamlesiyle hayatımıza girmiştir. Bu yazıda, Napolyon’un ordularını besleme kaygısından günümüz mutfak kültürüne, gıda güvenliğinin hayati detaylarından doğru salça seçimine kadar geniş bir yelpazede ve evde güvenle konserve yapmanın 6 adımını inceleyeceğiz.

 

Tarihten Bir Yaprak: Konservenin Doğuşu ve Anadolu Serüveni


Birçok icat gibi konservecilik de ihtiyaçtan doğmuştur. 1800 yılında İmparator Napolyon, cephedeki askerlerinin daha besleyici gıdalarla beslenebilmesi ve yiyeceklerin uzun süre saklanabilmesi için bir yarışma düzenlemiştir. Bu yarışmanın kazananı, "konserveciliğin babası" olarak anılan Parisli şef Nicolas Appert olmuştur. Appert, Pasteur’ün mikroorganizmalarla ilgili buluşlarının çok öncesinde gıdaları saklamayı başarmış ve ilk konserve fabrikasını kurmuştur.


Türkiye’de sanayi konserveciliği ise Avrupa’dan yaklaşık yüz yıl sonra, İstanbul ve Bursa’da kurulan fabrikalarla başlamıştır. Tarım ülkesi olmamızın verdiği avantajla bu sektör hızla büyümüş, 1913-1915 yılları arasında sadece İstanbul ve İzmir’de sekiz fabrika faaliyet göstermiştir. Zamanla bu fabrikalarda çalışanların teknik bilgisi (know-how) halka yayılmış ve ev konserveciliği, mutfak kültürümüzün parçası haline gelmiştir.

 

Sultanların Tadamadığı Lezzet: Domates ve Biber


Bugün mutfağımızın “olmazsa olmazı” dediğimiz domates ve biberin geçmişi aslında sandığımız kadar eski değildir. Mesela Fatih Sultan Mehmet hayatı boyunca domates veya biber yememiştir çünkü bu sebzeler ancak Amerika’nın keşfinden sonra, 1500’lerin sonunda Avrupa’ya ve oradan da bize ulaşmıştır. Günümüzdeyse Türkiye bu ürünlerin üretiminde dünyada ilk sıralarda yer almaktadır.


Domatesin lezzet sırrı ise içinde bolca bulunan doğal glutamatlarda gizlidir. Bu madde, “Çin tuzu” olarak bilinen yapay MSG ile akraba olsa da tamamen doğaldır ve domates salçasına o vazgeçilmez tadını verir.

 

Görünmez Tehlike: Küf ve Mikotoksinler


Evde konserve yaparken karşılaşılabilecek en büyük risk, küf ve ürettiği mikotoksinlerdir. Küfler yüksek sıcaklıkta ölse bile ürettiği mikotoksinler (aflatoksin, okratoksin vb.) ısıya dayanıklıdır ve gıdadan ayrıştırılması pek mümkün değildir. Bu toksinler vücutta birikerek kanserojen etki gösterdiği gibi gıda güvenliği açısından da ciddi tehdit oluştururlar.


Dolayısıyla, ufacık bir küf belirtisi bile görülse bu konserve ve soslar asla tüketilmemeli, “üstünden alıp altını kullanırım” mantığıyla hareket edilmemelidir.

 

Adım Adım Güvenli Sos Yapımı


Evde sos hazırlarken zehirlenme riskini en aza indirmek için şu kurallara harfiyen uyulmalıdır:

 

1. Hammadde Seçimi ve Temizlik

Sadece en taze ve sağlam malzemeleri kullanın. Çürük çarık malzemeden iyi sos çıkmaz. Daha etli, dolgun bir sos için “erik domates” gibi sanayi tipi, az sulu çeşitleri tercih edebilirsiniz.


2. Ekipman Hijyeni 

Kavanozlar ve kapaklar mutlaka kaynar sudan geçirilmelidir. Kapaklar tek tek kurulanmalı, kavanozların süzülmesi beklenmelidir.


3. Şekerden Kaçının

Sosun içine soğan, havuç veya şeker eklemekten kaçının. Bu maddeler, içeride kalabilecek küf ve mayalar için besin kaynağı oluşturarak bozulmayı hızlandırır.


4. Soyma Teknikleri

Domatesleri kolay soymak için altlarına bir artı çizip 1 dakika sıcak suda bekletin, ardından buzlu suya alın. Biberleriyse fırınladıktan sonra plastik bir poşette ağzı bağlı şekilde soğutmak, kabukların kolayca soyulmasını sağlar.


5. Asitlik Dengesi

Ev konserveciliğinde en kritik konulardan biri düşük asitliktir. Mikroorganizmaların üremesini engellemek için soslarınıza bir miktar limon suyu veya sirke eklemek hayat kurtaran bir önlemdir.

 

Pastörizasyon: Konserve Kavanozunu Neden Ters Çevirmemeliyiz?


Birçok kişi kavanozları sıcak doldurup ters çevirmenin yeterli olduğunu düşünse de bu yöntem büyük risk taşır. 2017 yılında Adana’da yaşanan ve bir ailenin vefatıyla sonuçlanan menemen sosu zehirlenmesi, bu ihmalin ne kadar tehlikeli olabileceğini göstermiştir.

 

Doğru Pastörizasyon Süreci


• Kavanozları doldururken üstte bir buçuk parmak boşluk bırakın.

• Kapakları sıkıca kapattıktan sonra kavanozları, üzerlerini geçecek kadar sıcak su dolu bir tencereye koyun.

• Su kaynamaya başladıktan sonra 15 ila 30 dakika arası kaynamaya bırakın.

Önemli: Kavanozları çıkardıktan sonra asla ters çevirmeyin. Domatesin asidi, kapağın içindeki plastik contayla etkileşime girerek gıdaya kimyasal bulaşmasına neden olabilir.

 

Saklama ve Kullanım Püf Noktaları


Konservelerinizi kurduktan sonra kavanozları serin, güneş görmeyen bir yerde saklayın.

 

Kullanım Aşamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler


Duyularınıza Güvenin: Şişmiş, sızıntı yapmış veya kötü kokan hiçbir konserve tüketilmemelidir.

Temiz Kaşık: Sos veya salça kavanozuna daima temiz bir kaşık daldırın. Yemeğe girmiş kaşığı asla kavanoza sokmayın.

Yağ İle Koruma: Açılan kavanozun üzerine bir miktar zeytinyağı gezdirmek, gıdanın oksijenle temasını keserek küflenmeyi geciktirir.

Cam Tercihi: Salça ve yağlı soslar mutlaka cam kaplarda saklanmalıdır. Plastik kaplar petrokimyasal yapıları nedeniyle asitli ve yağlı gıdalarla etkileşime girerek eriyebilir.

 

Marketten Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler


Eğer kendi sosunuzu yapmıyorsanız, satın alırken şu detaylara dikkat etmelisiniz:


Briks Derecesi: Türk Gıda Kodeksi’ne göre salçalarda briks (kuru madde) derecesinin yazılması zorunludur. Genellikle 28-30 briks olan salçalar idealdir; bu oran düştükçe ürün domates püresine yaklaşır.


Ambalaj ve Katkı Maddeleri: Açık satılan veya plastik ambalajdaki salçalarda koruyucu madde ve aşırı tuz bulunma ihtimali yüksektir. Tercihinizi her zaman cam kavanozdan yana kullanın.

 

Evde yapılan bir sosun, kışın en soğuk gününde sofraya getirdiği yaz meltemi hissine biçilemez. Ancak bu zevkin bir sağlık felaketine dönüşmemesi için yukarıdaki bilimsel ve teknik kurallara uymak, özellikle pastörizasyon aşamasını asla atlamamak gerekir. Unutmayın, mutfağınız profesyonel bir üretimhane değildir; bu yüzden her zaman "güvenlik öncelikli" hareket etmek en doğrusudur.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page